Vergi
kesintisi
1/1/2006
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 15- (1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar,
ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve
vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler,
gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek
erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre
tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıdaki ödemeler üzerinden
istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben % 15 oranında kesinti
yapmak zorundadırlar:
a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden
fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu
işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri.
b) Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında
bunlara yapılan kira ödemeleri.
c) Her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut
finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası
araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri
ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya
başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer
artışları kesintiye tâbi tutulmaz.).
ç) Mevduat faizleri.
d) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında
ödenen kâr payları.
e) Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr
payları.
f) Birinci fıkranın (c) bendinde yer alan menkul kıymetlerin
geri alım veya satım taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından
sağlanan gelirler.
(2) Vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye
eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin
ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları
üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi
tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.
(3) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak
üzere, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yazılı
kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde % 15 oranında
vergi kesintisi yapılır.
(4) Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen vergi kesintisi
oranlarını, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı
sınırlar dahilinde üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya
ortaklık türlerine göre ya da portföylerindeki
varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya yetkilidir.
(5) Bu madde gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri
ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi
dairesine, vergilendirme dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar
muhtasar beyanname ile bildirmeye mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununda
belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre verilecek muhtasar beyannameler
hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca
yapılan kesinti, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği döneme ait
muhtasar beyanname ile beyan edilir.
(6) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine
karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.
(7) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafî tutarları üzerinden dikkate alınır.
Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde
vergi kesintisi, ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin
toplamı üzerinden hesaplanır.
(8) Bu maddede belirtilen ödemelerden yapılan vergi
kesintisi, kesinti yapanların kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterilir.
GEÇİCİ MADDE 1:
(4) Bu Kanunla
tanınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından yeni
kararlar alınıncaya kadar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile
5422 sayılı Kanun kapsamında vergi oranlarına ve diğer hususlara
ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan
düzenlemeler, bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak
üzere geçerliliğini korur.
|